Aman Tadımız Kaçmasın

post-title

 

Bazı sabahlar, çocukluğumuzun sesiyle uyanırız.

Bayram, zamanın unutturmayı unuttuğu bir kıvrımıdır.
Dünya dönmeye devam eder, ama bir anlığına bize göz kırpar:
“Hatırla,” der, “sen de bir zamanlar sadece vardın. Koşmadan. Yetişmeden. Yeterek.”

Bugün o anlardan biri...
Sabahın ışığı bile başka vuruyordu odama.
Şehir sessiz değildi ama yumuşaktı.
Korna sesi bile acele etmiyor gibiydi.
Zaman, cezvede ağır ağır pişen kahve gibi: sabırlı, derin, hatırlatıcı.

Çocukluğuma döner gibi oldum.
Mirkelam’ın durmaksızın koştuğu o yıllara…
Şeker kutusunu açmadan önce kapağını kokladığımız günlere…
Yeni ayakkabının çıkardığı garip sese gülümsediğimiz,
Kapı kapı gezerken elimizi değil, kalbimizi uzattığımız o saf zamanlara…

O zamanlar mutluluk planlanmazdı.
Olurdu.
Mutluluk hazırlanmazdı. Pişerdi.
Ve biz, her bayram sabahı onun kokusunu tanırdık.

Şimdi, ‘büyümüş’ hâlimle anlıyorum:
Bayram, bazen bir bakışın içine siner,
Bazen bir suskunluğun ardından gelen tebessümde günlerce asılı kalır.
Ve bazı tatlar—çocukken damağımıza yerleşenler—ömür boyu orada kalır.

İşte bu yüzden, bu sabah içimden yalnızca bir cümle geçiyor:
“Aman tadımız kaçmasın.”

Ne büyük iddiaları var bu cümlenin, ne de yüksek sesleri...
Ama içinde bir ömürlük sabır, incelik, dikkat ve sezi var.
Tadı korumak—yalnızca şekerin değil—bir anın, bir kelimenin, bir ilişkinin kıymetini bilmektir.
Kırmadan sevmek, zorlamadan kalmak, konuşmadan da anlaşabilmektir.

Çünkü biz insanlar...
Kolayca dağılırız.
Bir yanlış anlaşılmayla susar, bir göz temasıyla yeniden başlarız.
Ve bayramlar, o onarımların fırsatıdır.
Bahane bile istemez. Yeter ki niyet yerinde olsun.

Bugün biraz yavaşlayalım.
Kelimeleri bayram şekeri gibi seçelim: hafif, tatlı, iyi niyetli.
Kapılarımızı yüzümüze değil, içimize açalım.
Ve çocukluğumuzun iç sesiyle yeniden fısıldayalım birbirimize:

Aman tadımız kaçmasın.

Hiçbir şey tam olmak zorunda değil.
Ama tat yerindeyse, hayat bayram olur.

Bayramımız mübarek olsun.
Unutmadığınız her şey için.
Ve hâlâ sizinle yürüyen o küçük çocuk için.

Sevgi ve hürmetlerimle,
İrem

E-Bülten

Aboneliği