Hey, benim paşa gönlüm!
Yılları çürüttün mü?
Bunca zaman sonunda,
Kendini büyüttün mü?
Dillerimize pelesenk olmuş Zerrin Özer şarkısı, Paşa Gönlüm... Bana sorarsan, hayır yıllarımı çürütmedim... Çürütmeye de hiç niyetim yok, hatta... Genç bir kadın olmanın keyfini -fevkalade- sürmenin, tazeliği sürdürüyor olmanın peşindeyim... Kendimi büyütmenin peşindeyim... Peki, ne demek büyümek? Hayatlarımızın, lineer bir tasarım olduğuna inanmıyorum. İnanmadığım gibi, sürpriz ivmelerin büyüsünü çoğaltmaktan yana bir bakış açısını savunuyorum... Bütün hikaye; (sırasıyla) doğmak, büyümek ve ölmek gibi bir tekdüzelikten ibaret olmasa gerek... Doğmak, doğduğunun farkına varmak, doğmuş olmanın anlamını aramak, 'şanslıysan' bulmak... Daha da şanslıysan; yine, yeni, yeniden bulmak... Diğer bir yandan... Defalarca ölmek... Ölüp, ölüp, dirilmek... Bu ve benzeri mecazı içinde barındıran senaryoyu, böylesine bir gözle gören, okuyan; onu bekleyen hiçbir sahneye şaşırmayacağı gibi, şaşırtarak oyununa can vermeye meyilli olacaktır... P a ş a g ö n l ü n e g ö r e... Hayat çok hızlı... Hem de çok... Hayli hayli vakti olduğunu düşünenlere sesleniyorum : Yanılıyorsunuz! 'Nerede yakalasak, nereden dönsek kar' diyen bir jenerasyondan devraldığım bu algıyı; 'ille de o gün, bugün' diyerek ikame etmek istiyorum... Neden mi? Çünkü, 'şimdiki aklım olsaydı-cılardan' olmak istemiyorum... Günü geldiğinde, hepimiz; yaptıklarımızdan değil, yapamadıklarımızdan sebep pişmanlıklar biriktirmiş olacağız... Bu nedenle; ne kadar basma kalıpların dışında bir çizgi sahiplenirsek, ne kadar kalbimizin sesini dinlersek, ne kadar kendimiz olursak, o kadar bize biçilen ömrün hakkını vermiş olacağımızı düşünüyorum... Sırtımızda veya arkamızda; yapamadım, edemedimler'in yükü olmamalı... Paşa gönlümüze göre yaşamak olmalı, bunun doğrusu... Zor olabilir, kırıcı hatta belki yıkıcı olabilir... Ama göreceğiz ki bize dayatılanın yerine, daha gerçeğini koyuyor olacağız... Kendi gerçeğimiz yaratacak ve onu yaşayacağız... İyisiyle, kötüsüyle 'benim' diyebilecek olmanın tatmini, en makbul hikayede bile bulunmayacaktır... 'Benim' diyebildiğin yolda, 'benim seçimim' diye ilerliyor olabilmek... İşte, büyümenin ta kendisi! Yetişkin çocuklar'dan olmamak adına... Bugün, hemen şimdi kendine dön... Kendini bulmak, her zaman kolay olmayabilir... Çoğu zaman kolay olmayabilir... Ne olmadığından başlamak ise yolu yarılar... Sor kendine... "Ne istiyorum?" Cevaplarınla yaklaş... Bir 'ben' yarat... Hadi başla... Mesela, ben... Mutlu olmak ve benimle mutlu olan dostlarla olmak istiyorum... Gerisi mi ? -Hikaye be paşa gönlüm!
Sevgilerimle,
